20.06.2017

Kadir Gecesi

 

Kadir Gecesi

Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluş olan arınma mevsimi Ramazan-ı şerifin son günlerine adım adım yaklaşırken, önümüzdeki 21 Haziran Çarşamba gününü Perşembeye bağlayan gece, insanlığın hidayet rehberi, önceki vahiylerin tasdikleyicisi olan yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’in inmeye başladığı ve her yıl Müminlerin ve tüm insanlığın kadrini yüceltmek üzere gelen mübarek Kadir gecesine kavuşmanın sevinç ve mutluluğunu yaşayacağız.

 

Allah’tan bir bağış, Peygamberden bir armağan gibi gelen, taşıdığı sayısız ilim ve hikmetleriyle kutsiyetini bizzat Kur’an-ı Kerim’den alan Kadir gecesini bin aydan daha hayırlı kılan şey, şüphesiz, Kur’an’ın ilk nüzulüne şahit olmuş bir zaman dilimi olmasındandır. Kur’an-ı Kerim, bu geceye müstakil bir sure tahsis ederek, gecenin en güzel biçimde tasvirini yapmıştır: “Biz onu (Kur’ân’ı) Kadir gecesinde indirdik. Bilir misin nedir Kadir gecesi? Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır. O gece melekler ve ruh (Cebrail), Rablerinin izniyle her bir iş için iner dururlar. O gece tan yeri ağarıncaya kadar esenlik doludur.” (Kadir, 97/1-5)

 

Bizler Kur’an’ın kadrini, kıymetini bildiğimiz oranda Kadir gecesini ihya etmiş olacağız. Kuran’la bağımızı artırarak ömürlerimizi onarabilir, barış ve esenlik mesajlarının idrakine varabiliriz. Çünkü yaradılış bilgisinin ders kitabı olan Yüce Kur’an, rahmet yüklü evrensel mesajlarıyla tüm insanlığı hakka, hakikate, adalete, ahlak ve fazilete çağırarak, hakkı anlatarak, hakikati duyurarak, adaleti yüceltip sevgiyi yayarak, fazilet ve erdemin hak ve hakikatin yanında yer almak olduğunu öğreterek Müslümanların Allah katındaki değerini yüceltir. Kur’an’ın bu ilkelerine sarıldığımız ölçüde bin aylık manevi gelişmeler yaşayabilir, Allah’ın meleklerinin, yeryüzüne barış ve esenlik getirmek üzere ineceklerini bilebiliriz.

 

Kuran’dan uzaklaştığımız her an kendimizden de uzaklaşıyoruz. Zira her sene insanoğlu için bir fırsat olarak gelen Kadir Gecesini değerli kılan bu yüce kitap, ne öylece evin duvarında asılı durmak için, ne de sırf mezarlıkta ölülerimizin başında okunup kapatılmak için indirilmiştir. Çünkü o; ayet ayet, üstünde düşünülerek okunmak, öğüt alınmak ve insanın kadrini arttırmak için bütün insanlığa gönderilmiş bir kitaptır. Çünkü o; insanoğluna kâinatı anlamayı ve okumayı öğreten, anlatan, misal veren, öğüt veren, telkin eden yaratılış bilgisinin ders kitabıdır. Unutmayalım ki, kutsal sözlerin ağırlığını taşıyan mübarek Kur’an’dan uzaklaştığımız her an kâinata ve kendimize yabancılaşıyor, Kadir Gecesi gibi hikmeti bol gecelerin idrakinden ve en mühimi de bizi var eden yüce Rabbimizden uzaklaşıyoruz.

 

Bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesi bir ömürlük zamana eş değer olduğundan bu gece bize bir ömre bedel bir imkân tanınmaktadır. Bu yönüyle Kadir gecesi diğer bütün kutlu zamanların üstünde ve önünde olarak Yüce Rabbimizin insanlığa bir rahmet kapısı, bir umut pınarıdır. Bu gece, hayatımızın çok hızlı seyreden akışı içinde geçmişimizi değerlendirerek kendimizi sorgulama, günahlardan arınma, unutarak ve bilmeyerek işlediğimiz hatalara tövbe edip af ve bağışlanma dileme zamanıdır. Ayrıca vahiy meleği Cebrail (as) ile Allah’ın melekleri bu gece yeryüzüne selâm ve esenlik getirmek üzere inerler. Kur’an’ın nüzulü hürmetine bir kez yaşanan bu hadise, Cenab-ı Hakk’ın biz müminlere çok büyük bir ikramı, ihsanı ve lütfu olarak her sene tekrarlanır. Bizler de, bu gece yeryüzüne inen meleklere ve Cebrail (as)’a eşlik edecek maneviyata uygun bir kulluğa sahip olmak için Kadir gecesini idrak ederken, dünyanın neresinde olursa olsun bütün ihtiyaç sahiplerinin dertleriyle dertlenecek, acılarına ortak olacak, yaralarını sarmaya çalışacak, insanlığın barış ve huzuru için hayrın anahtarı şerrin kilidi olacağız.

 

Bir hüküm ve karar gecesi olarak bilinen bu gecede her birimize düşen görev, takvaya yönelmek, Allah’a yakın olmayı başka her bir şeye yakın olmaktan daha aziz ve üstün tutmak olduğundan, dünyada olup bitenlere karşı duyarlı, Kur’an’ı hayatın her evresinde hatırlatan bir dünya talebi ve ilahî hikmete her an rağbet eden bir duyarlılıkla bu geceyi ihya edeceğiz. Eşref-i mahlûkat sıfatıyla Cenâb-ı Hakk’ın emanetini idrak eden bir kullukla, her şeyden önce bu geceyi bir af ve mağfiret şölenine dönüştürerek kendimizi yenileyeceğiz.

 

Bu duygu ve düşünceler içinde bütün Mersinli hemşerilerimizin ve İslam âleminin mübarek Kadir gecelerini en içten dileklerimle kutluyor, bu gecenin hayır ve bereketiyle hepimizi feyizlendirmesini, huzur, güven ve barış içinde Ramazan Bayramına kavuşturmasını Cenâb-ı Hak’tan niyaz ediyorum.

 

Dursun Ali COŞKUN

   Mersin İl Müftüsü