23.06.2017

RAMAZAN BAYRAMI

 

RAMAZAN BAYRAMI

Yeni bir Ramazan Bayramını daha milletçe huzur ve mutluluk içinde idrak etmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz. Her yıl ruhlarımıza güzellik, gönüllerimize zenginlik vermek, iradelerimizi eğitmek ve toplumsal hayata huzur iklimi getirmek üzere yücelerden gelen kutlu misafirimiz Ramazanı Şerifi hüzünle uğurluyoruz. 25 Haziran Pazar günü bu üzüntümüz yerini bir sevince bırakıyor. Mübarek Ramazan Bayramına kavuşuyoruz. Bayramlar, aynı dinin, aynı inancın neşesinde bizleri birleştiren, yürekleri bütünleştiren, kardeşliği pekiştiren, kırgınlıkları onaran ilahi armağanlardır. Bayramlar, milletçe iman kardeşliğinin gerçek tezahür sahneleridir. Hüzün ve sıkıntıların paylaşıldığı, neşe ve sevinçlerin çoğaltıldığı günlerdir. Bizleri ortak duygu ve düşüncelerde birleştirerek, üzüntüde ve sevinçte ortaklaştırmakta ve bu değerlerin içtenlikle yaşanmasını sağlamaktadır. Bayramlar, inancı, ibadeti, tarihi ve kültürü bir sevinç atmosferinde buluşturarak bizi istikbale taşıyan ve tarih sahnesinde biz Müslümanlara süreklilik kazandıran müstesna zaman dilimleridir.

Hz. Enes (ra) anlatıyor: "Resûlullah (SAV) Medine'ye geldiğinde Medinelilerin iki (bayram) günleri vardı. O günlerde oynayıp eğlenirlerdi. "Bu iki günün mana ve mahiyeti nedir?" diye sordu. "Biz cahiliye devrinde bu günlerde eğlenirdik!" dediler. Peygamberimiz: "Allah, bu iki bayramınızı onlardan daha hayırlı diğer iki günle değiştirdi: Kurban bayramı, Fıtır bayramı" buyurdu..." (Ebu Davud, Salat 245, (1134); Nesai, Iydeyn 1, (3, 179). İşte Peygamberimizden bize kalan ve Müslümanlar olarak idrak ettiğimiz bu bayram, aslında tüm insanlık adına bir ümit ateşidir. Farklı coğrafyalardan, farklı dillerden, farklı ırklardan, farklı yaşlardan ve farklı kültürlerden milyonlarca Müslümanın bu bayramda aynı sevinç etrafında halkalanması, merhamet kuraklığı çeken insanlığın merhameti yeniden kuşanması için tutuşturulmuş bir rahmet meşalesidir.

Unuttuğumuz ve ihmal ettiğimiz dostlarımızı, selamı sabahı kestiğimiz komşu ve akrabalarımızı, ellerinden tutmadığımız fakir ve fukarayı yeni bir ahlak ve disiplin çerçevesinde görüp gözetmeyi, onların sevinçlerine olduğu kadar kederlerine de ortak olmayı öğrenerek kulluk idrakini artırıp Allah’a kul, resulüne ümmet olmak açısından son derece öğretici ve geliştirici bir ay yaşadık. Milletçe aynı sofranın etrafında her akşam sevindik, sevindirdik, sevindirildik. Hep birlikte aynı bekleyişin yolcusu olduk. Bizi ayrı kılan farklarımızı unuttuk, kalplerimiz ile var olmayı öğrendik.

            İşte kutlayacağımız bu bayram, sabır, zikir ve niyazla geçirdiğimiz bir aydan kazandığımız ecir ve sevabın sevincidir. Bizler de bu sevinci içimizde hissederek onun muştusunu gönüllerden gönüllere, taşıyacağız. Yaralı gönülleri, bitap düşmüş yürekleri onaracağız. Yetimleri, garipleri, kimsesizleri mutlu ederek onların tebessümüyle bayramlarımızı aydınlatacağız. Küskünlüklere son vereceğiz. Zorda ve darda olan bütün kardeşlerimize dua edeceğiz. Bayramı sadece kendi adımıza değil bütün insanlık adına yaşamaya çalışacağız. Sevincimizin yeni sevinçlerin toprağı olmasına, huzurumuzun nice huzursuzlukların çaresi; mutluluğumuz dünyanın dört bir yanındaki acılara teselliler sunmasına gayret göstereceğiz.

Bu duygu ve düşünceler içinde Ramazan Bayramı’nın barış ve esenlik çağrısının tüm insanlığa ulaşması dileğiyle Mersinli hemşerilerimizin ve tüm İslam âleminin mübarek ramazan bayramlarını kutluyor, bayramın güven ve huzur ortamının kalıcı hale gelmesini; İslâm dünyasında kardeşlik, dayanışma, barış, huzur ve güven ortamının yeniden tesis edilmesini, bu bayramın topyekûn insanlık âlemi için hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Hak’tan diliyorum. Bayramınız mübarek olsun!

 

Dursun Ali COŞKUN

Mersin İl Müftüsü